Antioksidan nedir?
Haziran 9, 2017
Endoskopi nedir?
Haziran 9, 2017

Adana

ADANA

toplusmsAkdeniz’de yaklaşık olarak 160 km kıyısı bulunan Adana, eski çağlardan beri Avrupa’yı Asya’ya bağlayan önemli ulaşım yolları üzerine kurulmuştur. Adana, Toros Dağlarının güneyinde yer alan Çukurova bölgesinde, Seyhan Nehri üzerine kurulmuş bir kenttir. İl merkezini kuzeyden güneye bölerek geçen Seyhan Nehri Akdeniz’e dökülür. Seyhan ve Ceyhan Nehirlerinin suladığı ovalar oldukça verimlidir. Bu özellikler nedeniyle geçmişten bugüne bir çok medeniyet bu bölgede yaşamıştır. Sahillerimizde yer alan Karataş ve Yumurtalık ilçelerimiz antik kentler olması yanı sıra, bugün de ilimizin önemli tarih ve deniz turizm merkezleridir.Akdeniz bölgesinde yer alan Adana’nın, kuzeyinde Kayseri, doğusunda Kahramanmaraş ve Osmaniye, batısında Niğde ve Mersin, güneydoğusunda Hatay illeri bulunmaktadır. Adana ili, yer şekilleri bakımından dağlık ve ovalık olmak üzere iki bölüme ayrılır.Şehir merkezinin denizden yüksekliği 23 m olan İlin yüzölçümü 14.125 km² olmakla birlikte 36°30-38°25 kuzey enlemleri ile 34°48-36°41 doğu boylamları arasında yer almaktadır.

İklim

Adana Akdeniz iklim özelliklerini taşır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Ortalama yağış miktarı 625 mm. dır. Yağışlar % 51 kisin, % 26 ilkbaharda, %18 sonbaharda, %5 yazın düşer. En soğuk ay ocak (ortalama 9 C), en sıcak ay ağustostur (Ortalaması 28 C ).

Bitki Örtüsü

Akdeniz iklimi özellikleri taşıyan bitki örtüsü, yüksekliği 700-800 metreye kadar olan kesimde, mersin (murt) ,(myrturs cummunis), sandal (arbutus andrachne) kermes meşesi (quercus coccifera), çınar platanus (orientatis), yabani zeytin (oleaeuropeasylvestris), akça kesme (philyrealatifolia), menengiç (pistacia terebinthus), sakız ağacı (pistacialentiscus), funda (erica verticillata),erguvan (cercis iliquastrum), kara çalı (paliurus spina), zakkum (nerium oleander), okaliptus (ecalypus spp) gibi maki türü ağırlıklıdır. 800 metreden itibaren yayvan yapraklı meşe (quercus calliprinus), kızılcık (cornusman), defne (lauruscanseriensis), daha yükseklerde çam türleri (pinus nigra, pinus sylvestres), ardıç (junipearus), kayın (fagun), toros göknarı (abies cilicica), sedir (cedrus libani) ve 2000 metreden sonra alp tipi çayırlar rengarenk çiçekleriyle doğal bir halı görünümündedir. Çukurova bölgesinde yumrulu bitkilerden kardelen (galanthus plicus),yabani sıklamen (cyclamen mirabille hidebr), ada soğanı, nergis (narissus),sümbül (hyacinthus) ve benzeri bitkilere bahar aylarında sıkça rastlanır.Yine bölgemizde kırsal kesimde yetişen gelincik (pampal) çiçeğinin Avrupa’daki türlerinden farklı olduğu bilinmektedir.   YABAN HAYATI   İklim, bitki ortusu ve doğal yaşam ortalamalarının müsait olması nedeniyle, Çukurova bölgesi yaban hayatı bakımından cok zengindir. Binlerce yıl kralların, sultanların ve beylerin avlağı olmuştur. Cukurova’ya has, adına türküler yakılan turac kuşu bu bölgede yaşayan hayvanlar icinde en önemlilerinden olup, koruma altına alınmıştır. Bölgede, turac (francolinus francolinus), yaban keçisi (capra aegagrus), alageyik (dama dama), kurt (canis lupus), çakal (canis aureus), tilki (vulpes vulpes), sırtlan (hyaena hyaena), tavşan (lepus europeus), gelincik (mustela erminea), porsuk (meles meles), yabandomuzu (sus sefora), vaşak (lynx lynx), sincap (sciuru vulgaris), kirpi (srinaceus europaeus), oklu kirpi (hystirsx cristata), kaplumbağalar (testudinata), ördekgiller (anatidae), bıldırcın (conturnix conturnix), sakarmeke (fulucatra), cüllük (scolopaxrusticola), güvercingiller (folconidae), kınalı keklik (alectoris chukar), baykuşgiller (strigidae), ispinozgiller (Şringillidae),sercegiller (passerioae), sığırcıkgiller (sturmidae) ve kargagiller (corurdea) gibi canlılar yaşamaktadır. Toros Dağları kuş gözetleme (ornikoloji) bakımından da ülkemizin en önemli yörelerinden biridir. Karataş-Akyatan Gölü su kuşları üreme ve koruma sahası olarak korunmaktadır. Pozantı-Karanfil Dağı ve Demirkazık Dağı avlaklarında yaban keçisi (capra aregagrus) ve yaban domuzu (sus sefora) av turizmine sunulmuştur.   ULAŞIM   Adana’da ulaşım, karayolu, demiryolu, havayolu ve deniz yoluyla sağlanmaktadır. Binlerce yıllık tarihinde Çukurova, Avrupa’yı Orta-Doğu’ya bağlayan yolların geçit bolgesi olması ve Akdeniz kıyısında bulunması nedenleriyle yoğun bir trafiğe sahne olmuştur. Bugün de Avrupa’yı Orta-Doğu’ya bağlayan E-90 otoyolu, demiryolu ve uluslararası trafiğe acık hava meydanı ile yoğun bir trafik yaşanmaktadır.Ayrıca Botaş ve Toros Gübre Limanlarında yük taşımacılığı yapılmaktadır.

Adana tarihçesi

Adana, Antik Kilikya Bölgesinin en önemli şehirlerinden birisidir. Hititlerden Osmanlıya, gelmiş geçmiş birçok medeniyetin beşiğidir. Adını, Yunan mitolojisine göre, Gök Tanrısı Uranus’un oğlu Adanus’tan almıştır. Toroslardan doğan, ovada geniş kıvrımlar yaparak Akdeniz’e dökülen Seyhan (Sarus) nehrinin kıyısında kurulmuştur. Adana’nın merkezinde bulunan Tepebağ Höyüğü, insanoğlunun yerleşik hayata geçtiği Neolitik Döneme aittir. Tarihi M.. 6000’lere kadar uzanan, dünyanın en eski yerleşim birimlerinden birisidir.
Adana, Kizzuwatna Krallığının merkezi iken M..1350’lerde Hitit Federasyonuna dahil olmuştur. M.. 9. yy Asurluların, M.. 7.yy İranlıların eline geçmiştir. M.. 333 Büyük İskender ve ordusuna ev sahipliği yapan Adana, İssos Savaşından sonra Makedonyalıların,İskender’in ölümünden sonra da Selefkilerin eline geçmiştir.
M.. 1.yy bölgede eyalet valisi olarak görev yapan ünlü hatip Çiçeron zamanında, Roma Devletinin hakimiyetine giren Adana, Doğu Roma’nın en büyük ticaret merkezi olmuştur. M.S. 260 Sasanilerin, M.S. 4. yy Bizanslıların, 8. yy Abbasilerin, 10.yy yine Bizanslıların, 11.yy Selçukluların, 12. yy Ermenilerin, 14. yy da Memlûklular’ın eline geçerek tamamen Türklerin olmuştur.
Türk Memlûk Devleti zamanında, Orta Asya’dan Çukurova’ya gelen Türkler, bu verimli ve sulak topraklar üzerine yepyeni bir medeniyet kurulmasında öncülük etmişlerdir. Pyramos nehrinin adı Ceyhan, Sarus Nehrinin adı ise Seyhan olmuştur.
Adana’da 1352 yılında kurulan Ramazanoğlu Beyliği 1517 yılına kadar devam etmiştir. Bu tarihte, Mısır seferine giden padişah Yavuz Sultan Selim, Adana’yı Osmanlı İmparatorluğuna bağlamıştır. 1535 yılında doğu seferine çıkan Kanuni Sultan Süleyman’a, 1638’de Bağdat Seferine çıkan padişah IV. Murat’a, 1833’te Osmanlı Devleti’ne başkaldıran Mısır Valisinin oğlu İbrahim Paşa’ya ve ordusuna ev sahipliği yapmıştır.
I. Dünya Savaşı’nın bitiş tarihi olan 1918’de Türkler için yeni bir mücadele başlamıştır. 31 Ekim 1918’de Adana’ya gelerek Alman Mareşali Liman Von Sanders’den Yıldırım Orduları Komutanlığı’nı devralan Mustafa Kemal, “Savaş, müttefikler için bitmiş olabilir; ama bizi ilgilendiren savaş, kendi istikbalimizin savaşı, ancak şimdi başlıyor.” diyerek, Adana’da Kurtuluş Savaşının ilk işaretini vermiştir.
Bu sırada düşman kuvvetleri Adana ve yöresini işgal etmeye başlamışlardır. Amaçları, Avrupa devletlerine destek veren bir Ermeni devleti kurmaktır. 1918-1919 yıllarında, işgalciler, Adana’da zulüm ve işkence uygulamışlardır. Bunca baskıya dayanamayan Adanalılar örgütlenerek “Kilikya Milli Kuvvetler Teşkilatı”nı kurmuşlardır.
5 Ağustos 1920’de Mustafa Kemal, Fevzi Bey (Çakmak) ve milletvekilleri Pozantı’ya gelerek burayı il merkezi haline getirmişler ve Pozantı kongresini yapmışlardır.
1920 yılının Kasım ayında, Fransızlar yenilgiye uğramışlar ve Fransız Hükümeti, T.B.M.M. Hükümetini resmen tanımıştır. 20 Ekim 1921’de Fransızlarla “Ankara Antlaşması” imzalanmıştır. Bu antlaşmaya uygun olarak 5 Ocak 1922’de Fransızlar, Çukurova’dan tamamen ayrılmışlardır. Bu tarihten itibaren il merkezi tekrar Adana’ya taşınmıştır.
Adana, Seyhan Nehri’nin kolay geçilebilen bir yerinde kurulmuştur. Çukurova’da yapılan arkeolojik ve entografik araştırmalara göre bölgenin binlerce yıllık geçmişe sahip olduğu ortaya çıkmıştır. M.. 1650 yıllarında yazılmış bir Hitit kaya yazısında Adana (Çukurova) havalisinden Uru Adania, yani Adana beldesi olarak bahsedilmektedir. Adana çok uzun, renkli ve ilginç bir geçmişe sahip, tarih ve doğanın iç içe yaşadığı bir yöredir.

 

Adana Toplu Sms, Toplu Sms